Restorasyon projelerinde eski yapıların altında yatan temelden gelen kusurları nasıl dikkatle inceliyorsak, rüyalardaki evlat edinme simgesini de bilinçaltımızın inşa ettiği o "yeni katman" olarak okumayı seviyorum. Metinde değinilen o "kendi özünüzdeki unutulmuş potansiyel" fikri, Jung’un gölge arketipi ile birleştiğinde oldukça ilginçleşiyor; belki de bu rüya, hayatımızın ihmal ettiğimiz veya henüz yapısal bütünlüğüne kavuşmamış bir parçasını, yani o "içsel çocuğu" projenin merkezine yerleştirme çabasıdır. Kendi rüya defterimde bu tür imgeleri birer "tamamlama aracı" olarak kodluyorum, sanki zihnim eksik olan bir sütunu yerine oturtmaya çalışıyor gibi.