Diş etlerini zihnimizdeki mimari yapının temel taşı gibi düşündüğümüzde, bu sembolün yalnızca ifade edilememiş kelimelerle sınırlı kalmadığını hissediyorum. Sanki bir binanın temeli topraktan aldığı nemle çürümeye başladığında üst kattaki çatlaklar belirginleşir; belki de bu iltihap hissi, içsel sınırlarımızın dış etkilerle zayıfladığını ve artık bizi taşıyamaz hale geldiğini gösteren o ilk uyarıcıdır. Acaba bu durum kendinizi ifade etmekten ziyade, kendi alanınızda ne kadar sağlam durabildiğinizle ilgili bir yapısal sorgulama olabilir mi? 🏛️